Ay: Kasım 2019

Arzularım kaldı bir Arap atta Koyma kadir Mevla’m gamda firkatta Düğünde bayramda ağır ziynette Anar m’ola emmi dayı il bizi Getir oğlan ben geyeyim postumu Kimse…

Bir yiğit de bir güzeli severse Emrettiği yere hemen gitmeli Ardına düşmeyle güzel sevilmez Güzelleri koşup koşup bulmalı Zehirdir kötünün ekmeği yenmez Merd olanın ışığı sönmez…

Ala gözlü benli dilber Koma beni el yerine Altın kemerin olayım Dola beni bel yerine Hicine gönlüm hicine Yiğide ölüm geçine As beni zülfün ucuna Sallanayım…

Kemler iyi göremez Gamlanma gönül gamlanma Bin kaygu bir borç ödemez Gamlanma gönül gamlanma Koyun meler kuzu meler Sular hendeğinde dolar Ağlayanlar bir gün güler Gamlanma…

Çukurova bayramlığın geyerken Çıplaklığın üzerinden soyarken Şubat ayı kış yelini kovarken Cennet dense sana yakışır dağlar Ağacınız yapraklarla donanır Taşlarınız bir birliğe inanır Hep çiçekler bağrınızda…

Ağlayı ağlayı düştüm yollara Karışayım bozbulanık sellere Adı sanı bilinmedik illere Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz Ahım kaldı şu gelinin ahdinde Deremedim güllerini vaktinde Karanlık gecede kolum…

Dinle sana bir nasihat edeyim Hatırdan gönülden geçici olma Yiğidin başına bir iş gelince Onu yad ellere açıcı olma Mecliste arif ol kelamı dinle El iki…

Ölüm ardıma düşüp de yorulma Var git ölüm bir zaman da gene gel Akıbet alırsın komazsın beni Var git ölüm bir zaman da gene gel Şöyle…