20.6 C
İstanbul
15 Temmuz 2020 Çarşamba - 1:18

Sarı Edik Geymiş Goncu Kısarak – Karacaoğlan

0

Sarı edik geymiş goncu kısarak
Gidiyor da birim birim basarak
Anası huri de kızı beserek
Emirler’den bir kız indi pınara

Sarı edik geymiş goncu dizinde
Arzumanım kaldı ala gözünde
Böyle güzel m’olur köylü kızında
Emirler’den bir kız indi pınara

Meles gömlek geymiş vücudu nazik
Kollarını sıkmış altun bilezik
Aşnası kötüdür ceylana yazık
Emirler’den bir kız indi pınara

Karacaoğlan der ki n’olup n’olmalı
Keten gömlek geymiş kolu sırmalı
Anasın öldürüp kızın almalı
Emirler’den bir kız indi pınara

Karacaoğlan

Çıktım Seyreyledim Niğde’yi Bor’u – Karacaoğlan

0

Çıktım seyreyledim Niğde’yi Bor’u
Acep gezsem mavi donlum var m’ola
Güzeller durağı Tokat, Engürü
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Hey geri de deli gönül hey geri
Adana, İlbeyli, Göksun, Tekir’i
Otuz iki sancak, Diyarbekir’i
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Heşiri de deli gönül heşiri
Deryada dönüyor kıral yesiri
Halep, Trablus, koca Mısır’ı
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Yeşil ördek yayılıyor çimende
Mehdi günü doğar ahir zamanda
Kürt’te, Hindistan’da, Çin’de, Yemen’de
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Yeşil ördek sulanıyor gölekte
Altın küpe şavk veriyor kulakta
Cennet-i alada, huri, melekte
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Mecliste içerler demi kanyadan
Guzel seven murad alır dünyadan
Kayseri’den, Karaman’dan, Konya’dan
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Hacı Bektaş Veli şeyhlerin piri
Konya’da yoklayın Molla Hünkar’ı
İçel’den, Antep’den, Gürün’den beri
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Mardin’den de Karacaoğlan Mardin’den
Çeken bilir ayrılığın derdinden
Koçhisar’dan, Hasan Dağın ardından
Acep gezsem mavi donlum var m’ola

Karacaoğlan

Güzel Ne Güzel Olmuşsun – Karacaoğlan

0

Güzel ne güzel olmuşsun
Görülmeyi görülmeyi
Siyah zülfün halkalanmış
Örülmeyi örülmeyi

Mendilim yudum arıttım
Gülün dalında kuruttum
Adın ne idi unuttum
Sorulmayı sorulmayı

Seğirttim ardından yettim
Eğildim yüzünden öptüm
Adın bilirdim unuttum
Çağırmayı çağırmayı

Benim yarim bana küsmüş
Zülfünü gerdana dökmüş
Muhabbeti benden kesmiş
Sevilmeyi sevilmeyi

Çağır Karacaoğlan çağır
Taş düştüğü yerde ağır
Yiğit sevdiğinden soğur
Sarılmayı sarılmayı

Karacaoğlan

WordPress “Yayımlama başarısız oldu. hata mesajı: Yanıt geçerli bir JSON yanıtı değildir.” Hatası Çözümü!

7

WordPress “Yayımlama başarısız oldu. hata mesajı: Yanıt geçerli bir JSON yanıtı değildir.” hatası nasıl çözülür? WordPress güncelleme sonrası karşılaşılan bu hatanın çözümü nedir?

WordPress siteniz var ve sitenizde konu veya sayfa eklemek istediğinizde; “Yayımlama başarısız oldu. hata mesajı: Yanıt geçerli bir JSON yanıtı değildir.” hatasıyla mı karşılaşıyorsunuz? “Yayımlama başarısız oldu. hata mesajı: Yanıt geçerli bir JSON yanıtı değildir.” Hatasının çözümü Sufle.org’da.

Ne ilginçtir ki Wordpeess’de yazı eklemeye çalışırken konuya sadece başlık girilip “Yayınla” dediğimizde konu yayınlanıyor. Fakat konuya içerik girildiğinde ise; “Yayımlama başarısız oldu. hata mesajı: Yanıt geçerli bir JSON yanıtı değildir.” hatası ile karşılaşılıyor.

Bu hata WordPress 5.3 güncellemesi sonrası yeni editör sisteminden kaynaklı olarak meydana gelmekte.

Hatanın çözümü ise blok sistemli editörden klasik editöre geçmek. WordPress yeni editördeki bu sorunu aşana kadar sitenizde klasik editör kullanarak bu hatayı giderebilirsiniz.

Peki WordPress klasik editörü nasıl kuracaksınız?

İşte eklentinin linki: “Klasik Editör

Tebrikler. Sorununuz çözüldü.

 

Aşam Dedim Karlı Dağın Başından – Karacaoğlan

0

Aşam dedim, karlı dağlar başından
Yüce dağlar koç yiğide dag m’olur
Ağrır bedenim, sızlar yaralarım
Bu yarayı ceken yigit sag m’olur

Sıra sıra dikemedim sö’ğü’dü’
Ben başıma veremedim ögüdü
Elleri göğsünde görün yigidi
Yigit mağrur gezmek ile bey m’olur

Öğüt versen, bana ögüt kar etmez
O yarin hayali karşımdan gitmez
Kementle bağlasam, kolun bağ tutmaz
Yarin zulufunden özge bag m’olur

Karacaoğlan der ki, fani dünyadan
Korkmaz mısın haram ile zinadan
Ayırır seni anan babandan
Gurbet ile düşen yigit sag m’olur

Karacaoğlan

Yine Dertli Dertli İniliyorsun – Karacaoğlan

0

Yine dertli dertli iniliyorsun
Sarı turnam sinen yaralandı mı
Yoksa ciğerlerin parelendi mi
Hiç el değmeden ben iniliyorsun

Yoksa sana yâr düzen mi düzdüler
Tellerini sırmadan mı dizdiler
Perdelerin tel tel edip büzdüler
Allı turnam sinen yaralandı mı

Havayı deli gönül havayı
Ay doğmadan şavkı tutmuş ovayı
Türkmen kızı katarlamış mayayı
Çekip gider bir gözleri sürmeli

Kuru kütük yanmayınca tüter mi
Ak gerdanda çifte benler biter mi
Vakti gelmeyince bülbül öter mi
Ötüp gider bir gözleri sürmeli

Dere kenarında evler hurmayı
Kılavuz ederler telli turnayı
Ak göğsün üstünde ilik düğmeyi
Çözüp gider bir gözleri sürmeli

Karacaoğlan der ki geçti ne fayda
Bir vefa kalmadı ok ile yayda

Karacaoğlan

Yürü Bire Yalan Dünya 1 – Karacaoğlan

0

Yürü bire yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
İnsan bir ekine misal
Seni eken biçer bir gün

Ağalar içmesi hoştur
O da züğürtlere güçtür
Can kafeste duran kuştur
Elbet uçar gider bir gün

Aşıklar der ki n’olacak
Bu dünya mamur olacak
Haleb’i Osmanlı alacak
Dağı taşa katar bir gün

Yerimi serin bucağa
Suyumu koyun ocağa
Kafamı alin kucağa
Garip anam ağlar bir gün

Yer yüzünde yeşil yaprak
Yer altında kefen yırtmak
Yastığımız kara toprak
O da bizi atar bir gün

Bindirirler cansız ata
İndirirler tuta tuta
Var dünyadan yol ahrete
Yelgin gider salın bir gün

Karacaoğlan der nasıma
Çok işler gelir başıma
Mezarımın baş taşına
Baykuş konar öter bir gün

Karacaoğlan

Evvel Bahar Yaz Ayları Çatıldı – Karacaoğlan

0

Evvel bahar yaz ayları çatıldı
Paralandı bulut göğe atıldı
Akan sular kar buz oldu tutuldu
Dalgalanıp göller ağlamasın mı

Yaz gelir de yazı yaban yurt olur
Her yerde bir alıcı kurt olur
On beşinde kızlar gonca gül olur
Vakit geçen güller ağlamasın mı

Hey der Karacaoğlan bahar erişti
Meyvasın dermeden gazelin düştü
Yüklendi barhanam kervanım göçtü
Tozu kalkan yollar ağlamasın mı

Karacaoğlan

Bir Adam Hasmını Utandıramaz – Karacaoğlan

0

Bir adam hasmını utandıramaz
Elde külliyetli var olmayinca
Pervane sem’ini uyandıramaz
Başta sevda, kalpte nar olmayinca

Nice mertler durur, mert ülkesinde
Adam heveslenir eğlenmesinde
Diyar-ı gurbetin car kösesinde
Eğleşilmez kisb u kar olmayınca

Karacaoğlan der ki, sözün bilmişi
Tedbirle görülür dünyanin isi
Ne etsin, neylesin alemde kişi
Felek Mustafa’ya yar olmadıkca

Karacaoğlan

Deli Gönül Gezer Gezer Gelirsin – Karacaoğlan

0

Deli gönül gezer gezer gelirsin
Arı gibi her çicekten alırsın
Nerde güzel görsen orda kalırsın
Ben senin derdini çekemem gönül

Santur mu istersin saz mı istersin
Ördek mi istersin kaz mı istersin
Tomurcuk memeli kız mı istersin
Ben senin derdini çekemem gönül

Çıkıp yücelere bakmak istersin
Coşkun sular gibi akmak istersin
Her güzelle yatıp kalkmak istersin
Ben senin derdini çekemem gönül

Karacaoğlan der ki okuyam yazam
Keleş değilim ki kervanlar bozam
Giyinem kuşanam bir hosça gezem
Ben senin derdini çekemem gönül

Karacaoğlan

Gel – Karacaoğlan

0

Bağlandı yollarım, kaldım çaresiz
Gayri dünya bana aralandı gel
Derildi defterim artsız arasız
Üst üste dizildi sıralandı gel

Yâri görse idim haftada ayda
Sevip ayrılmaktan ne buldum fayda
Azrail göğsümde canım hay hayda
Ciğerimin başı yaralandı gel

Karacaoğlan der ki başa yazıldı
Gözüm yaşı ceyhun oldu süzüldü
Kefenim biçildi, kabrim kazıldı
Mezarımın üstü karalandı gel

Karacaoğlan

Benden Selam Eylen – Karacaoğlan

0

Benden selâm eylen şol nazlı yara
Her beni gördükçe gülüp durmasın
Aldırdım aklımı oldum divâne
Aklımı başımdan alıp durmasın

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

Kız seninle bir bahçecik dikelim
Ayvasından turuncundan satalım
Gel sarılıp bir gececik yatalım
Ahu zarım sende kalıp durmasın

Karacaoğlan der ki Hakk’a bakadur
Yollar çamur belki çöker bükedur
Çekemem kahrını bağrım yufkadur
Arada haberin gelip durmasın

Karacaoğlan